• Müslüman

Affedilmeyecek tek günah neydi?

Güncelleme tarihi: 12 Nis 2020

Çocukluğumuzdan beri Allah katında affedilmeyecek tek günahın "Kul hakkı" olduğu söylendi ve öğretildi hepimize.




Bu ve benzeri, hadis olduğu söylenen sözlerle desteklenen bu öğreti, muhtemelen iyi niyetle, insanları büyük bir günahtan sakındırmak amacıyla üretilmiştir. Üretilmiş diyorum, zira aşağıdaki ayetleri bilen bir Müslüman, kimsenin kimsenin günahını yüklenmeyeceğini bilir ve böyle sözler uydurmaz.

"Kim bir iyilikle gelirse, kendisine bunun on katı vardır. Kim de bir kötülükle gelirse, sadece getirdiğinin misliyle (dengiyle) cezalandırılır. Onlar haksızlığa uğratılmazlar." - En'âm(6)-160

"De ki "O, her şeyin Rabbi iken ben Allah'tan başka bir Rab mi arayayım? Herkesin kazandığı kendisine aittir. Kendi (günah) yükünü yüklenen hiç kimse, bir başkasının (günah) yükünü taşımaz. Sonunda dönüşünüz Rabbinizedir. O size, hakkında ayrılığa-anlaşmazlığa düştüğünüz şeyleri haber verecektir." - En'âm(6)-164

"Hiç şüphesiz Allah, kendisine şirk koşanları bağışlamaz. Bunun dışında kalanları ise dilediğini bağışlar. Kim Allah'a şirk koşarsa, elbette o çok uzak bir dalalete (derin bir sapıklığa) düşmüş olur." - Nisâ(4)-116

Meğer Allah'ın affetmeyeceği tek eylem şirkmiş.


Peki neden bize aksi öğretildi?


Şirk, şeytanın en hoşuna giden günahtır ve Allah'ın affetmeyeceği tek günah. Gerçek böyle iken bu gerçeğin üstünü örtmek için bir günah lazımdı, o günahta ancak insanların canı-malı-namusu gibi çoğu zaman dinlerinin önüne geçebilecek imtihan araçlarını korumak adına bir günah olan kul hakkı olmalıydı.


Affedilmeyecek tek günah, mesela "Domuz eti yemek" denseydi, bu, çoğu kimse için inandırıcı olmazdı ve birazcık akıl eden kişi şirke ulaşabilirdi. Ama kul hakkı gibi insanların çok değer verdikleri mallarını korumak üzerine bir günah kullanılınca, doğal olarak "Evet, malımı yiyeni tabi ki Allah değil ben affederim çünkü mal benim" söylemleri etkili oldu ve şirkin üstü kapandığı gibi başka bir günaha adım atıldı. "Beni üzeni ben affetmeden Allah affedemez" diyen Müslümanlarla doldu ümmetin içi. Malımız ve canımız Allah'a aitken, sahibi bizmişiz gibi bunlara dokunmanın affını da Allah'tan alıp kendimiz yüklendik ahiret günü af veya cezalandırma makamı bizmişiz gibi. Böylece şeytan, şirkin üzerini örttüğü gibi gizli bir şirke bulaştırmış oldu bizi.


Evet kul hakkı, yani insanların malına, canına, namusuna dönük tecavüzler ve haksızlıklar tabi ki çok büyük günahlar ama bunları korumak için uydurma ve şirk kokan hadislere değil, ifrat-tefrit çizgisinde dengeli yaşamayı bilen, Allah korkusu olan insanlara ihtiyaç var. Bu suçları işleyip bu günahları kazananlar tevbe ettiği taktirde affedip affetmeme yetkisi ise yalnız ve yalnız Rabbimize aittir. Bunun aksi bir delil olmadığı gibi buna inanmak Müslümanı şirke götürebilir Allah muhafaza.

142 görüntüleme0 yorum

Son Paylaşımlar

Hepsini Gör